Aurora Solis bizim için bir ürün değil, eksikliğini hissettiğimiz bir ihtiyaçtı. Koşuşturmanın içinde kaybolan o sakin an… eve geldiğinde omuzlarından düşen ağırlık… kendine ait, hissederek aldığın bir nefes. Biz önce bunu kendimiz için aradık, sonra başkalarıyla paylaşmaya karar verdik. En başından beri malzeme seçmek bir tercih değil, bir duruştu. Hammadde olarak soya kullandık çünkü temiz yanmasını istedik. Toksik kimyasal içermeyen sertifikalı esansları tercih ettik çünkü koku kadar hislerin de saf olmasını istedik. Her karışımı tek tek hazırladık; Kolay olanı değil, içimize sineni seçtik. Bir yılı aşan geliştirme süreci, bizim için teknik bir yolculuk değildi; disiplin ve ısrarın sınavıydı. Olmadığında baştan başladık. Olduğunda bile daha iyisini aradık. Sonunda ortaya çıkan şey bir mum değil; detaylarıyla değer kazanan bir ritüel oldu. Aurora Solis’i kurarken tek bir vaadimiz vardı: Bir mum yandığında yalnızca koku değil, bir duygu oluşsun. Işığına baktığında “hafiflediğini hissettiğin… günün içinde kendine açtığın o alan… gerçekten nefes aldığını hatırlatan o sakinlik. Gösterişli olmak gibi bir derdimiz yok. Biz daha çok, eve geldiğinde masanın köşesinde sessizce yanan o mumun sana iyi gelmesiyle ilgileniyoruz. Aurora Solis bizim için böyle bir yerden doğdu. Ve biliyoruz: Sen de kendi alanını yaratmaya hazır olduğunda o his mutlaka sana da ulaşacak.